KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9934 E., 2011/258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu taşınmazı 15.12.2006 tarihinde satın aldığını, davalının önceki malik ile yaptığı 01.09.2005 tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, taşınmazı satın aldığı tarihten itibaren davalı ile müteaddit defalar görüşmesine rağmen davalının evi tahliye etmediğini, müvekkilinin halen kirada oturduğunu, dava konusu eve ihtiyacı olduğunu belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, tahliyeyi sağlamak amacıyla taşınmazın muvazaalı şekilde davacıya devredildiğini, dava konusu taşınmazın İstanbul merkezine oldukça uzak olduğunu, ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, davacının evi satın aldıktan yaklaşık üç buçuk yıl sonra ihtiyaç iddiasında bulunmasının samimiyetsizliğin bir göstergesi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında çeşitli tahliye davalarının görülüp reddedildiği, davacının 2001 yılından beri ... ilçesinde kirada oturduğu, bu kadar uzun kiracılıktan sonra neden farklı bir ilçedeki dava konusu taşınmaza ihtiyacı olduğunun davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının başkasına ait bir taşınmazda kirada oturduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olup olmadığı konusunda toplanmaktadır. 6570 Sayılı Yasanın 7/b maddesine göre ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Konut ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması ihtiyacın varlığına karine teşkil eder.
Ayrıca işyeri ihtiyacında olduğu gibi tahliye tehdidi aranmaz. Bir kimsenin malik olduğu evinde oturma isteği karşısında o kişi kirada oturmaya zorlanamaz. Mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Yanlar arasında görülen ve red ile sonuçlanan tahliye davaları süre ve usulü nedenlerle reddedilmiş olup ihtiyaç iddiası bakımından aleyhe değerlendirilmeleri söz konusu olamaz. Öte yandan satışta muvazaa iddiasının tahliye davalarında dinlenebilme olanağı da yoktur.
Davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olmuştur
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9934, K. 2011/258, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama