KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10060 E., 2011/14956 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle kira sözleşmesinin feshi ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, hükmen tescil ile 1.4.2003 tarihinde iktisap ettiği hali arazi niteliğindeki 8180.57 m²’lik taşınmazın sözlü kira sözleşmesi gereğince, davalılara kiraya verildiğini, 1.4.2006 tarihinde belirsiz süreli hale gelen sözleşmenin, 22.12.2006 keşide ve 25.12.2006 tebliğ tarihli ihbar ile feshedilmesine rağmen, kiralanan taşınmazının tahliye edilmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshini ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar sözlü kira sözleşmesinin varlığına karşı çıkmamış, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece kiralananın 6570 Sayılı Yasaya tabi olduğu, ancak yasanın 7. maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirine dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kiralananın niteliği ve buna bağlı olarak feshi ihbar suretiyle tahliye şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olduğu, sözleşmenin 1.4.2004 tarihinden itibaren süresiz hale geldiği, Borçlar Kanunu'nun 262/1 ve 263. maddeleri gereğince 25.12.2006 tarihinde tebliğ edilen feshi ihbarın, altı aylık dönem sonu olan 1.4.2007 gününden üç ay öncesini kapsadığından 16.4.2007 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu kabul edilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmediğinden yukarıdaki gerekçe doğrultusunda taraflar arasındaki kiracılık ilişkisi akdin süresiz hale dönüştüğü ve feshi ihbarın süresinde yapıldığı hususları artık kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmazın öncesi 202 Ada 1 parsel olarak hali arazi niteliğinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken İl Özel İdaresi tarafından davalı şirkete taş kırma tesisi olarak kullanılmak üzere kiraya verildiği, taşınmazın 8.180.57 m2'lik kısmının 1.4.2003 tarihinde hükmen ifraz edilerek 202 Ada 2 sayılı parsel olarak davacı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre konkasör olarak adlandırılan taş kırma makinesi, bir adet kulube, malzeme döküm alanı ile beton santralinin ve 285.m2 oturma alanlı şantiye binasının dava konusu parsel içinde kaldığı belirlenmiş ise de taş kırma tesisi olarak kiraya verilen hali arazi niteliğindeki taşınmazın kullanma şekline göre Borçlar Kanununa tabi olduğu kuşkusuzdur.
Taşınmazın kiralanmasından sonra davalı tarafından taşınmaz üzerine bir takım binaların yapılmış olması kiralananın yukarıda belirtilen galip niteliğini etkilemez.
Mahkemece, sözleşmenin 1.4.2004 tarihinden itibaren süresiz hale geldiği, 25.12.2006 tarihinde tebliğ edilen feshi ihbarın Borçlar Kanununun 262. maddesi uyarınca altı aylık döneme nazaran üç ay öncesini kapsadığı ve 16.4.2007 tarihinde açılan davanın da süresinde olduğu kabul edilmesine rağmen başka bir neden aranmaksızın tahliyeye karar verilmesi gerekirken, taşınmazın kiralanma amacı gözardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10060, K. 2011/14956, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama