KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10229 E., 2011/14243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyizine gelince:
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 28.9.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiralayan olarak ..., kiracı olarak da ... ve ... imzalamıştır. Davacı, davalılar hakkında 23.9.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile ödenmeyen 6.400 TL kira bedelinin tahsilini istemiş, ödeme emri davalılara 29.9.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlulardan ... ödeme emrine itiraz etmiş, davalı ... ise ödeme emrine itiraz etmemiştir. Takip her iki kiracı hakkında yapıldığı halde itirazın iptali ve tahliye davası sadece davalı borçlu ... adına açılmıştır. Sözleşmede iki kiracı bulunduğundan kiracılar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Tahliye davası bölünemez.
Bu nedenle kiracılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan, tahliye davasının her iki kiracı hakkında açılması gerekir. Bu nedenle kiracılardan biri hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
3-Davacı vekilin temyizine gelince;
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan sözleşmenin birinci maddesinde “buna göre vadesinde ödenmeyen kira bedellerine hiçbir ihtara gerek olmadan aylık %10 gecikme bedeli eklenerek tahsil edileceği, ayrıca bir kira bedelinin belirtilen tarihte ödenmemesi halinde diğer günü gelmemiş kira bedellerinin de muaccel hale geleceğini kiracılar peşinen kabul eder” şartı vardır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar.
Bu maddeden de anlaşılacağı gibi kira bedelinin geç ödenmesi halinde %10 akdi faiz ödeneceği kararlaştırılmıştır. Kararlaştırılan bu madde cezai şart olmayıp tarafların serbest iradesi ile kararlaştırılmış akdi faizdir. Akdi faizden indirim yapılması doğru değildir. Takip talebinde istenilen ve bilirkişilerce hesap edilen faiz miktarının tamamı üzerinden de itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10229, K. 2011/14243, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama