KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10305 E., 2011/14889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda; davaya konu ve satışına karar verilen 1762, 1745,1746 No’lu parsel sayılı taşınmazlar tapuda muris “... kızı ...” adına kayıtlıdır. Hükme esas alınan mirasçılık belgesinde ise murisin adının “...” olduğu görülmüştür. Tapu maliki ... kızı ... ile tarafların miras bırakanı ...'in aynı kişi olup olmadığı konusunda tereddüt oluştuğundan, mahkemece öncelikle ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden bu durumun sorulması, gelen cevabi yazının sonucuna göre taraflarca tapuda isim tashihi davası açılıp açılmadığı araştırılarak gerektiğinde bu konuda dava açması için ilgili tarafa mehil verilip düzeltilen tapu kaydına göre taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10305, K. 2011/14889, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama