KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10965 E., 2011/15472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 1 adet taşınmazın ortaklığının aynen taksim yolu ile giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın aynen taksim yolu ile giderilmesine karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu 96 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla 13.666 m2 yüzölçümüyle tapuya kayıtlı olup ½ payı davacı ...’a, ¼ er payı ise davalılar ... ve ...’a ait bulunmaktadır.
Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğunu belirleyen krokiye değer verilerek taşınmazın aynen taksimine karar verilmiş ancak onay makamının görüşü sorulmadan Tarım İl Müdürlüğünün taşınmazın ifraz edilmesinde sakınca olmadığına ilişkin cevabi yazısı ile yetinilerek hüküm kurulmuştur.
Öte yandan taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesinde sit alanı içerisinde kaldığı belirtilmesine ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 20/05/2010 tarih ve 1927 sayılı yazısı ile taşınmazın 1. Derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı ifade edilmesine rağmen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun taşınmazın ifrazı hususunda görüşü sorulmamış, taşınmazın Kentsel Bölge Nazım İmar Planında orman alanında kaldığı belirtilmesine rağmen bu husus üzerinde de durulmamıştır.
Taşınmazın aynen taksiminin mümkün bulunması halinde ifrazı hususunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşü sorulduktan sonra, düzenlenen ifraz (taksim) projesine göre belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise belediye encümeninden, belediye sınırları dışında ise il idare kurulundan, aynen taksiminin mümkün olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10965, K. 2011/15472, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama