KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11091 E., 2012/212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira, parasının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kiralanan vincin ödenmeyen kira bedeli olan 25606 TL’nin tahsili için davalı ve dava dışı şirket hakkında takip başlattığını ancak davalı kooperatifin yasal süresi içerisinde takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takip konusu borcun ödenmediğini belirterek itirazın iptalini istemiş, davalı vekili savunma dilekçesinde, sözleşmede adi kefil olduklarını ayrıca kira sözleşmesinin 31.03.2009 tarihinde bittiğinden bu tarihe kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduklarını, bu tarihe kadar olan kira bedellerinin de ödenmiş olduğunu savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2009 başlangıç 31.03.2009 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira parasının 10000 TL+ KDV olarak kararlaştırılmış, sözleşmeyi davalı kefil olarak imzalamıştır.
Her ne kadar sözleşmede kefilin sorumluluğu açıkça düzenlenmiş, özel şartlar 6.6. madde de kefillerin sorumluluğunun kiracının faaliyet gösterdiği sürece geçerli olduğu kararlaştırılmış ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2006 gün ve 2006/6-78 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi;
sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca, kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira paralarından, kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Zira, böylesi bir durumda, kefilin sorumluluğu süre ve miktar itibariyle belirlidir. Kefil sorumluluğunun kapsamı ve sınırlarını bilmektedir.
Kira süresinin, uzatıldığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; öncelikle bu hususun (kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için de devam edeceğinin) sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir. Bunun yanında, kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının açıkça gösterilmiş olması da şarttır.
Ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükümleri geçerli değildir.
Olayımızda da, kefaletin kiracının, kiralanan vincin teslim tarihine kadar geçen sürece devam edeceği belirtilmiş ise de; kefilin gerek sorumlu olacağı süre gerekse azami miktar gösterilmemiş olduğu için kefilin sorumluluğu sözleşmenin düzenlendiği tarih olan 01.01.2009 tarihinden itibaren 31.03.2009 tarihine kadar olan süreyle sınırlıdır. Davacı borçlu hakkında başlatmış olduğu icra takibi ile kefilin sorumlu olduğu bu dönemden sonra gelen kira bedelini istemiştir.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11091, K. 2012/212, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama