KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11095 E., 2011/14643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir parça taşınmazda paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu taşınmazda malik olarak yer alan ... ölü olup, mahkemece taraf teşkili, adı geçen malikin mirasçılarını gösterir Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 6.11.2009 günlü 2009/1433 esas, 2009/1923 karar sayılı mirasçılık belgesine göre tamamlanmıştır.
Ancak temyiz eden davalı tarafından temyiz dilekçesinin ekinde sunulan Konya 3. Sulh Hukuk mahkemesi'nin 12.3.2008 günlü 2007/2513 esas, 2008/396 karar sayılı mirasçılık belgesinde aynı muris ...'ün mahkemece taraf teşkiline esas alınan mirasçılık belgesindeki mirasçılardan başka ...'ün ve ...'ün de mirasçı olduğu görülmektedir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında kayden ya da miras yolu ile paydaş olan kişilerin davada taraf olarak yer almaları zorunlu bulunduğundan bu tür davaların özelliği gereği gerçek hak sahiplerinin ve paylarının saptanması gerekir. Ne var ki dosyaya sunulan mirasçılık belgeleri birbirine aykırıdır. Bunlardan birine itibar edilerek hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece birbirine aykırı mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilgilisine dava açmak üzere önel verilerek iki mirasçılık belgesinin arasındaki çelişkinin giderilmesinin sağlanması, ondan sonra işin esasının görülmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan mirasçılık belgeleri arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11095, K. 2011/14643, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama