KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1128 E., 2011/5255 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair, karar davacı ... davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 icra tazminatı ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 icra tazminatının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından ve tavzih isteminin reddine ilişkin verilen ek karar ise davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi gereğince karar, iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar.
Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Anılan Kanun'un 389.maddesi hükmü gereğince, verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Somut olayda; Mahkemece, hükmün gerekçesinde davacının tahliye ve kira alacağı davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği yazıldığı halde, hüküm fıkrasında tahliye ile ilgili bir karar verilmemiştir. Mahkemece, HUMK'nun 388. ve 389.maddelerine aykırı olacak şekilde tahliye talebi hakkında, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye düşülerek, infazda tereddüte neden olacak surette yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1128, K. 2011/5255, 25 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama