KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11453 E., 2012/541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iktisap ve iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının ...'in en ünlü tatlıcılarından biri olduğunu, dava konusu iş yerinde de aynı ünvanla iş yeri açmak istediğini, bu amaçla davalının kiracısı olduğu taşınmazı satın aldığını, iktisap ve ihtiyaç durumunun davalıya ihtarname ile bildirilmesine karşın sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, ihtiyacın samimi olmadığını, satın almadan sonra davacının davalıdan kira parasının artırılmasını istediğini, bunun için kira tespiti davası açtığını ve kiranın artırıldığını, kiralananın davacının diğer iş yerlerine göre mevki olarak daha az işlek ve şehir merkezinden uzak olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6570 Sayılı Kanun’un 7 / c-d maddesine göre, iş yeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında, ihtiyaçlının kirada olması halinde, ihtiyacın varlığının kabulü için, ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa, mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise, mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile, ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan, mahkemece uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davalının kiracı olduğu taşınmaz davacı tarafından 16/02/2010 tarihinde satın alınmıştır. Davacı, kiralananı yaptığı baklava ve tatlı üretimi işi için kullanacağından söz ederek, iş yeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesini istemiştir. Dosya kapsamından, bu işi halen şehir merkezinde bulunan, birinin mülkiyeti kendisine ait, diğerinin ise kiraladığı iki ayrı taşınmazda sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları ihtiyacın varlığını doğrulamışlardır. Davacının kira parasının artırılmasını istemesi ve bu amaçla kira tespiti davası açması, ihtiyaçlı olmadığını göstermez. Yerinde yapılan 27/05/2011 tarihli keşif sonucunda düzenlenen 07/06/2011 tarihi bilirkişi raporunda da, kiralananın yapılacak işe uygun olduğu .
belirlenmiştir. Bu durumda ihtiyacın gerçek ve samimi olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulü ile tahliye kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11453, K. 2012/541, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama