KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11609 E., 2011/15400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmün taraflarca temyiz edilmeyerek 02.10.1992 tarihinde kesinleştiği belirtilmiş ise de, hüküm davalıya “tevziat saatinde adreste muhatap yoktu. Evrak mahalle muhtarına verildi. 2 nolu ihbar yazılarak kapısına yapıştırıldı, keyfiyet komşusu ...e söylendi” şerhiyle tebligat kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş tebligatta haber verilen komşu imzası alınmadığı gibi haber verilen komşunun davacı ... olduğu anlaşılmaktadır, yapılan bu tebligatın Tebligat Kanunun 21 ve 39 tüzüğün 28 ve 60. maddesi gereğince usulüne uygun tebliğ edildiği söylenemez. Hüküm tebliği usulsüz olduğundan hükmün kesinleştiğinden de bahsedilemez. Bu nedenle davalının öğrenme tarihine göre temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile dosya içindeki tüm kağıtlar okundu gereği düşünüldü.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda paydaş davalı ...’a dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiş ise de Tebligat Yasasının 29/2 ve Tebligat Tüzüğünün 47/2. maddeleri gereği tebliğ olunacak evrak sureti mahkeme divanhanesinde bir ay süreyle askıya çıkarılmamıştır. Bu durumda davalı adına dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve taraf teşkili sağlandığı söylenemez. Bu nedenle adı geçen davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11609, K. 2011/15400, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama