KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11613 E., 2011/15575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi(icra
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine itirazın kaldırılması takibin devamı, % 40 icra tazminatı ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, kira sözleşmesine uygun feshi ihbarda bulunulmadığından kira sözleşmesinin 1 yıl süre ile yenilendiğini, muacceliyet koşulu gereği icra takibi yapıldığını, ödeme yapılmadığından temerrüt oluştuğunu ileri sürerek, haksız itirazın kaldırılmasını, takibin devamı ile % 40 icra tazminatı ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, kira sözleşmesinin 07.06.2009 tarihinde yenilendiği belirtilmiş olmasına rağmen, sözleşme başlangıcının 07.07.2006 tarihi olduğunu, yenilenen dönemin ise 07.07.2009 tarihinde başladığını, sözleşmenin feshi için 53 gün öncesinden feshi ihbar gönderildiğini, kira sözleşmesinde öngörülen 4 aylık sürenin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, 6570 Sayılı Yasada süre 15 gün olduğundan 15.05.2009 tarihinde yapılan feshi ihbarın usulüne uygun olduğunu belirterek, muacceliyet koşuluna dayanılarak talep edilen kira parasına ilişkin davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takip konusu kira sözleşmesinin 07.07.2006 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olduğu, davalının 15.05.2009 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, 16.06.2009 tarihli ihbarname ile kiralananın tahliye edilip, anahtarlarının teslim edildiğinin bildirildiğinden, sözleşmenin 07.07.2009 tarihinde sona erdiği halde kira sözleşmesi yenilenmiş gibi yeni dönem için muacceliyet koşulu da öne sürülerek, haciz ve tahliye istemli takip yapılması yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava ve takibe dayanak yapılan 1.7.2006 tanzim ve 7.7.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin 11 ay süreli mi, yoksa 1 yıl süreli mi düzenlendiği ve yeni dönem kira başlangıç tarihinin 07.07.2007 tarihi olup olmadığına ilişkindir. Kira sözleşmesi 07.07.2006 başlangıç tarihli olup, özel koşullar 8. maddesi ile 1 yıl süreli olduğu açıkça yazılmıştır.
Bu nedenle sözleşmenin bitiş tarihi olarak 07.06.2007 tarihi olarak yazılmasının maddi bir yazım hatası olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 07.07.2006 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olduğundan, sözleşme 07.07.2007 tarihinden itibaren, birer yıllık süreler ile uzayarak, takip konusu döneme kadar gelmiştir.
Davacı kiralayanın 15.06.2009 tarihli takip talebi ile sadece 2009 yılı Haziran ayı kira parasını talep etme hakkı olmasına rağmen, 2010 yılı Haziran ayına kadar yeni dönem kira parasını da talep etmiştir. Yeni kira dönemi 07.07.2009 tarihinde başlayacağından, sözleşmedeki muacceliyet koşulu gereği 2010 yılı Haziran ayına kadar olan ayların kira bedelinin tahsili istenemez.
Öte yandan yasal anahtar teslimi olgusu davalı borçlu tarafından usulüne uygun olarak kanıtlanamadığından kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda kira sözleşmesine göre kira parasının her ayın ilk 5 günü içinde ödenmesi gerektiğinden 2009 yılı Haziran ayı kira parası muaccel olmuştur. Davalı 2009 yılı Haziran ayı kira parasını ödediğini yasal belge ile kanıtlayamamıştır. Mahkemece, 2009 yılı Haziran ayı kira parası ödenmediğinden 1 aylık kira bedeli üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına % 40 icra tazminatına ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11613, K. 2011/15575, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama