KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11615 E., 2011/15404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 2405 ada 77 parsel sayılı taşınmazın iştirakli ortaklarından davalı ...’a dava dilekçesi adresi temin edilememesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 29 / 2 ve Tebligat Tüzüğü’nün 47 / 2 maddeleri gereği askı tutanağı düzenlenmeksizin ilanen tebligat yapılmıştır. Ancak mahkemece adı geçen davalının adreslerinin belirlenmesi yönünden ... Asayiş Şube Müdürlüğünce ve ...
İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırma ile yetinilmiş, davalının adreslerinin bulunabileceği, Tapu Sicil Müdürlüğü, Belediye, Askerlik Şubesi, Nüfus Müdürlüğü, Noterlik, Seçim Kurulu gibi resmi kurum ve kuruluşlardan adres araştırması yapılmadan ilanen tebligat yapılması doğru olmadığı gibi ilanen tebligat ya da tebliğ edilen evrakın bir ay süreyle mahkeme divanhanesine asılma ve indirme tarihlerini belirtir askı tutanağı da bulunmadığından bu tebligatın Tebligat Kanunu’nun 29 ve Tebligat Tüzüğü’nün 47. maddeleri gereği usulüne uygun olduğu söylenemez.
Bu nedenle adı geçen davalıya dava dilekçesinin temyiz dilekçesinde belirtilen adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yetersiz araştırma ile yetinilip ilanen tebligat yoluna gidilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11615, K. 2011/15404, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama