KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12308 E., 2012/564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... mirasçıları ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin olarak da davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir
Davacı vekili, dava dilekçesinde, 5 parsel No’lu taşınmazın 1/2 payının davacının miras bırakanı ...’a ait olduğunu, kalan 1/2 payın maliki ...’ın payını 17.8.2009 tarihinde davalıya sattığını, davacının satıştan 21.8.2009 tarihinde haberdar olduğunu, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalı ... duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamıştır
1086 sayılı HMUK’nun 73. maddesi karşılığı olan 6100 Sayılı HMK’nun 27. maddesi hükmü gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. Bu nedenle tarafların dinlenilmesi, iddia ve savunmalarını açıklamaları için yöntemine uygun olarak davet edilmeleri gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu payın ilişkin bulunduğu 5 parsel No’lu taşınmazın paydaşlarından ...’ın taşınmazdaki 1/2 payını 17.8.2009 tarihinde 2.000 TL bedelle davalı ...’a satması üzerine, davacı 25.8.2009 tarihinde üç aylık hak düşürücü süre içinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını talep etmiş mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, temyiz dilekçesine ekli mirasçılık belgesinden davalı ...’ın hüküm verilmeden önce 26.11.2009 tarihinde ölerek geride mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ... ve ...’ı bıraktığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece adı geçen mirasçıların davaya dahil edilmesi, kendilerine yöntemine uygun davetiye tebliğ olunması,taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12308, K. 2012/564, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama