KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12336 E., 2012/772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Eşya alacağı
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından çeyiz ve ziynet eşyalarının ödeme gönündeki rayiç değeri üzerinden tahsiline karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davalı vekili tarafından ise ziynetlere yönelik iddianın kanıtlanamadığından bahisle temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin ziynet eşyasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların Denizli 1 Aile Mahkemesinin 2007/397-2008/332 sayılı kararı ile boşandıklarını, müvekkilinin dava dilekçesine ekli listede yer alan eşyaları müşterek konutta bırakarak baba evine dönmek zorunda kaldığını, yine müvekkiline ait 9 adet bilezik, 1 adet burma bilezik ve 1 adet set takımının da davalıda kaldığını, evden ayrılırken bu eşyaları alma imkanı bulamadığını belirterek, dava konusu çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, bu mümkün olmaz ise rayiç değer üzerinden hesaplanacak değerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili; kişisel eşyalarını alması için müvekkili tarafından davacıya haber gönderildiğini, davacının boşanma davasının gerekçe göstererek eşyaları almadığını, davacıya düğünde 5 adet bilezik ve 1 altın set takıldığını, evlilik birliği devam ederken davacının bileziklerden bir tanesini kaybettiğini, halen mevcut olan 4 adet bilezik ve bir adet altın set ile davaya konu eşyaları iade etmeye hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 9 adet bilezik ve bir adet altın set yönünden talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Olayımızda ispat yükü davacı kadına ait olup, davacı öncelikle dava konusu ziynet ve eşyaların varlığını kanıtlamalıdır. Davacı, 10 adet bilezik ve bir adet altın setin varlığını ileri sürmüş, davalı ise düğünde davalıya 5 adet bilezik ve altın set takıldığını, evliliğin devamı sırasında bileziklerden birinin davacı tarafından kaybedildiğini savunmuştur.
Ziynetlere ilişin olarak dinlenen davacı tanıkları iddiayı, davalı tanıkları ise savunmayı doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece hükme esas alınan tanık beyanlarımı üstün tutma nedenleri açıklanmadığı gibi kanıtlama araçlarından olan video kayıtları üzerinde de inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece ziynetlerin adet ve nitelikleri bakımından dosyaya sunulan video kayıtları da incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmese usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12336, K. 2012/772, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama