KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12373 E., 2012/467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava paydaşlığın giderilmesi davasında verilen karara yönelik yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın iadesi isteği HMUK’nun 445 ve devamı maddelerinde açıkça vurgulandığı üzere hukuki niteliği itibariyle bağımsız bir dava olup mutlaka duruşma yapılarak iki aşamada incelenmesi gerekir. Mahkeme öncelikle yargılamanın iadesi davasının mesmu ( dinlenmeye değer ) olup olmadığını kendiliğinden araştırır.
Bu aşamada genel dava koşullarından ayrı olarak yargılamanın iadesi davasının süresinde açılıp açılmadığının, teminat gösterilip gösterilmediğinin ve yasada sayılan yargılamanın iadesi sebeplerine dayanılıp dayanılmadığının incelenmesi gerekir. Bu koşullardan birisinin mevcut olmadığı sonucuna varılması halinde istem ret edilir.
Mahkeme birinci aşamada yargılamanın iadesi davasının dinlenmeye değer olduğu sonucuna varırsa, ikinci aşamada esasa girerek ileri sürülen yargılamanın iadesi sebeplerinin doğru olup olmadığını araştırır. Dava dilekçesinde ileri sürülen sebebin gerçek olduğu kanısına varması halinde ise istem kabul edilerek asıl dava hakkında yeni bir karar verilir.
Olayımıza gelince. Davacı vekili, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen dosyada, taşınmaz üzerinde bulunan binanın tüm değere oranının %84 olarak bulunması nedeniyle satıştan bu orana düşecek payın Davalıya arsa değeri olarak kalan payın ise paydaşlara payları oranında ödenmesine karar verildiğini, bu kararın 4706 Sayılı Yasaya aykırı olduğunu,
4916 Sayılı Yasa ile 4706 sayılı yasanın 5. maddesine eklenen son fıkrası bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal edeceği ve yapı ve tesisleri yapanların herhangi bir hak ve tazminat talep edemeyecekleri hükmü bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının 2. katının 19/07/2003 tarihinden sonra yapıldığını ve bu yasa kapsamında olduğunu,
satış bedelinden binaya düşecek kısmın binanın 2.. katının 4706 Sayılı Yasanın 5/son maddesi gereği Hazineye ait olması nedeniyle 2. katın bedelinin Hazine payına dahil edilmesi suretiyle yeniden belirlenecek oranlar üzerinden paylaştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalıya tebligat yapılmadan ve duruşma açılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda duruşma açılarak davalıya duruşma gününü bildirir dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra öncelikle yargılamanın iadesi davasının mesmu olup olmadığına karar verilmesi, mesmu olduğu yönünde karar vermesi halinde yeniden yargılama yaparak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12373, K. 2012/467, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama