KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12668 E., 2012/904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... Belediye Başkanlığı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya birkaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazda paydaş ... ile ... mirasçısı ... (...)’a çıkarılan dava dilekçesi ekli ve duruşma günü bildirir davetiyenin bila ikmal iade edilmesi ve tüm araştırmalara rağmen adreslerinin tespit edilememesi üzerine ilanen tebliğ edilmiş ise de, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 29/2 ve Tebligat Tüzüğünün 47/2 maddesi gereğince tebliğ olunacak evrak ve ilan suretinin bir ay süre ile mahkeme divan hanesinde asıldığına dair belgeye dosyada rastlanmadığından bu durumda adı geçenlere usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma davetiyesi tebliğ edildiği kabul edilemez.
Bu nedenle adı geçen davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliği ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12668, K. 2012/904, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama