KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12802 E., 2012/1097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Eşya alacağı
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, eşyaların iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının evinde yapılan delil tespiti sırasında tespit edilen eşyalarının aynen iadelerini olmaz ise bedellerinin tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacıya ait olan eşyaların teslimine hazır olduklarını fakat davacı tarafça alınmadığını savunmuştur. Mahkemece tespit dosyasındaki eşyaların aynen iadelerine olmazsa bilirkişi raporundaki bedelleri olan toplam 9634 TL’nin davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik tasarruf özgürlüğüne yönelik saldırılara el atmanın önlenmesi davası ile karşı koyabileceği gibi istihkak davası ile de karşı koyabilir. Eşya davası bu anlamda bir istihkak davası olmakla istem dava konusu eşyaların; aynen verilmesi, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin verilmesi şeklinde gerçekleşmektedir.
Dava konusu eşyaların mevcut olduğu tespit edilmiş ise uyuşmazlık mülkiyet hakkına dayandığından olayda zamanaşımı söz konusu olamaz. Dava konusu eşyaların var olduğu tespit edilemez ise istem tazminata ilişkin olduğundan Borçlar Kanununun 125. maddelerinde belirlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması ve karı koca arasındaki davalarda Borçlar Kanununun 132.maddesinin dikkate alınması gerekir.
Olayımıza gelince; Mahkemece, 2006 / 27 Değişik İş sayılı dosyasında yapılan tespitte davalıya ait evde bulunan tüm eşyaların davacıya aynen iadesi olmadığı takdirde adı geçen dosyadaki bilirkişi raporundaki bedellerinin ödenmesine karar verilmiş ise de, mahkemece davacı tarafından talep edilen eşyaların davacıya ait olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece tarafların tüm delilleri toplanıp, varsa tanıklar dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; Davaya konu misli nitelikteki eşyalar zaman içerisinde yıpranıp değer kaybına uğradığından yıpranma payının hesaplanıp düşülmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıpranma payının dikkate alınıp alınmadığı belirli olmadığından, Mahkemece yıpranma payına ilişkin ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu konunun gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12802, K. 2012/1097, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama