KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12848 E., 2012/1155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, 4555 ada 6 parsel sayılı taşınmazda murisi ...'in paydaş olup, davalının sözkonusu taşınmazda 25.05.2010 tarihinde pay satın aldığını belirterek, önalım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı bu payın iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava açma hakkı olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.
Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu'nun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.
Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter, davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davacı ...'in dava konusu taşınmazda kendi adına kayıtlı bağımsız payı bulunmamaktadır. Davayı miras bırakanı ...'in tapudaki payına dayanarak açmıştır. Elbirliği halinde mülkiyete konu paya dayalı olarak açılan davaya yukarıda açıklanan esaslara göre davacı dışındaki mirasçıların muvafakatı sağlanamadığından mahkemece davacıya terekeye temsilci atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci vasıtası ile yürütülmesi ve davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12848, K. 2012/1155, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama