KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1311 E., 2011/5479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Gaziantep 3. İcra Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece kira ilişkinin varlığı ve kira miktarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 24.3.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, 17.10.2005 başlangıç tarihli, aylık 29.000 USD bedelli kira sözleşmesine dayanarak 17/10/2005 tarihinden 17.10.2009 tarihine kadar ödenmeyen kira bedelini işlemiş faizi ile birlikte toplam 3.158.148 TL üzerinden tahsilini istemiştir. Davalıya gönderilen ödeme emri ile birlikte takipte dayanılan kira sözleşmesinin bir sureti de davalıya tebliğ edilmiştir.
Davalı borçlu 26.3.2010 tarihli borca itiraz dilekçesinde; “yasal süresi içerisinde borca, takibe, ferilerine, görev ve yetkiye itiraz ediyor zamanaşımı definde bulunuyoruz, takibin durmasını diliyorum.” demek sureti ile itiraz etmiştir. İİK’ nun 269/2.maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır.
Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzasına ve alacağın miktarına karşı çıkmadığına göre kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. İtirazın kaldırılması davalarına özgü olarak, İİK.’nun 63. maddesi hükmü uyarınca borçlu, borca itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla bağlı olup yargılama aşamasında bu sebepleri değiştiremez ve genişletemez.
Şu durumda mahkemece, kira ilişkisi, aylık kira bedeli taraflar arasında kesinleştiği gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken kira ilişkisinin ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1311, K. 2011/5479, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama