KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/13217 E., 2012/1078 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı-karşı davacı vekili Av.... ve davacı-karşı davalı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl davada kiracı tarafından güvence parası olarak verilen 30.000 Dolar karşılığı 44.328 TL’nin tahsili ile üç aylık kira bedeli 45.000 TL tutarındaki üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada ise üç aylık kira parasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 15.000 TL kira parasının tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı-karşı davacı vekilinin faiz başlangıcı ve faiz oranına ilişkin temyiz itirazları yönünden ;
Borçlar Kanunu’nun 249.maddesine göre “kiralayan kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir.” Teslim borcunu yerine getirmeyen ya da kiralananı tahsis amacına uygun surette arzetmeyen kiraya verene karşı borçlu temerrüdü hükümleri uygulanabileceği gibi, geç teslimden dolayı bir zarar doğmuşsa, bunun tazmini yoluna da gidilebilir.
Davacı-karşı davalı kiracı, güvence olarak verilen 30.000 Dolar karşılığı 44.328.-TL'nin tahsili ile üç aylık kira bedeli karşılığı olarak verilen 45.000.-TL tutarındaki üç adet çekten dolayı borçlu olmadığının tesbitini istediğine göre B.K.nun 106.maddesindeki seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yolunda kullandığının kabulü gerekir. Kiracı, sözleşmeden dönmekle, sözleşme ilişkisi geçmişe etkili olarak ortadan kalkmıştır.
Dönme ile sona eren sözleşme ilişkisi artık bir borç doğurmayacağı gibi, önceden doğmuş borçlar da son bulacağından tarafların birbirlerine verdikleri şeyler var ise, bunların karşılıklı olarak geri verilmesi gerekir.
Bu durumda davacı-karşı davalı kiracının döndüğü kira sözleşmesine dayanarak davacıya peşin olarak ödediği güvence bedelinin tahsili ile her biri 15.000.-TL olan üç adet çek nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini istemesinde ve istemin kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bununla birlikte davacı-karşı davalı güvence bedelini 8.2.2008 tarihinde keşide ve 9.2.2008 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname talep etmiş, geri ödenmesi konusunda da davalı-karşı davacıya yedi günlük bir süre tanımıştır.
Bu durumda davalı-karşı davacının güvence parasını geri ödemekteki temerrüdü 17.2.2008 tarihinde başlamış olacağından 30.000 Dolar güvence parasının TL karşılığı olan 44.328 TL’nin 17.2.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 15.2.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi ile hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Taraflar arasında ... Caddesi No: ...’de bulunan ve zemin + iki normal katlı + çatı katlı iş yerinin mobilya mağazası olarak kiralanması konusunda anlaşmaya varıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında bu amaçla 5.2.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi taslağı hazırlanmış olup, imzalanmamış olsa da kısmen teslim nedeniyle taraflar arasında sözlü bir sözleşmenin kurulduğunun kabulü gerekir.
Nitekim bu nedenle de davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacıya 24.11.2006 tarihli makbuz ile 30.000 Dolar güvence parası teslim edilmiş, ayrıca aylık 15.000 TL’den üç aylık kira parası olarak da üç adet 15.12.2006-15.1.2007 ve 15.2.2007 keşide tarihli çekler verilmiştir.
Kira sözleşmesi taslağına göre kiralanan kiracı tarafından mobilya mağazası olarak kullanılacak, zemin katında teşhir ve satış faaliyeti gösterilecek,üst katlarda ise mobilya imalatı işi yapılacaktır. Borçlar Kanunu’nun 249 /1 maddesi hükmü gereğince kiralayan kiralananı akitten maksut olan kullanmaya elverişli bir halde kiracıya teslim etmek ve kira süresi boyunca da bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Ne var ki dosyada bulunan ...
Vergi Dairesi’nin kayıtları ve 21.1.2010 tarihli yoklama fişine göre sözleşmenin temelini oluşturan zemin katta davalı-karşı davacının ortağı olduğu ... Mobilya Ltd. Şti. güvence parasının alındığı 24.11.2006 tarihinden taşınmazın yeniden kiraya verildiği 28.5.2008 tarihine kadar mobilyacılık faaliyetini sürdürmüş, 28.5.2008 tarihinden sonra da yeni kiracı ... Mobilya Dek. Ltd Şti. taşınmazda vergi mükellefi haline gelmiştir.
Tanık beyanlarına göre de her ne kadar taşınmazın üst katları davacı-karşı davalının tadilat ve dekorasyon işleri yapması için boşaltılmış ise de, kiralananın tamamı Borçlar Kanunu’nun 249/1. maddesi hükmü gereğince tam ve kullanılmaya elverişli halde teslim edilmemiştir.
Davacı-karşı davalı asıl dava ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığına göre yukarıda da açıklandığı üzere dönme ile sona eren sözleşme ilişkisi bir borç doğurmayacağından mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13217, K. 2012/1078, 31 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama