KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/13338 E., 2011/15668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 3490-5108 ve 5019 parsel No’lu taşınmazların ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile toplulaştırma sonucu 9 ve 12 parsel numarası alan taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazlara tarafların birlikte malik olduklarını, taşınmazlar üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesi için yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, taşınmazların fiilen taksimlerinin de mümkün olmadığını belirterek, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
Davaya ..., davacı ...’dan alacağının tahsili için yapılan icra takibinde dava konusu edilen taşınmazların haczedilip, haklarında ortaklığın giderilmesi davası açılması için icra mahkemesinden yetki belgesi alındığını belirterek asli müdahil olarak katılmıştır.
Davalılar, miras bırakanlarından kalan taşınmazlar hakkında tüm hissedarların anlaşarak taksim sözleşmesi düzenlediklerini, buna göre davacının da bu paylaşım sonucu kendisine düşen taşınmazı 21.000 TL bedelle davalı ...’a devrettiğini, diğer miras haklarından da feragat etmesi nedeniyle adına kayıtlı taşınmaz kalmadığını, dava açmakta da hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Ortaklığın giderilmesi geçerli bir paylaşma sözleşmesine dayanılarak isteniyorsa bu şekilde açılmış davanın reddi gerekir. Zira bu gibi durumlarda paylaşma sözleşmesine göre tescil davası açılmalıdır.
Olayımıza gelince; toplulaştırma sonucu 9 ve 12 parsel numarası alan ve dava konusu edilen 3490-5019 ve 5108 parsel No’lu taşınmazlar tapuda tarafların ortak miras bırakanı ... adına kayıtlıdır.Tapu malikinin 17.1.1988 tarihinde ölümünden sonra mirasçıları olan taraflar 26.11.2009 tarihinde düzenledikleri “sözleşme” başlıklı belgeyle dava konusu edilen taşınmazları aralarında paylaşmışlardır.
Buna göre davacı kendi payına düşen 3490 ( yeni 161 ada 9 ) parsel No’lu taşınmazı 21.000 TL bedelle davalı ...’a devredecek, karşılığında da dava konusu 5108-5109 ve dava dışı 2153 No’lu parsellerdeki haklarından feragat edecektir. Yargılama sırasında da davacı sözleşmede belirtilen 21.000 TL’yi aldığını ikrar etmiş, ancak satış bedelinin düşük olması nedeniyle sözleşmeyi kabul etmediğini ileri sürerken sözleşmedeki imzasına karşı çıkmamıştır.
Davacının sözleşme koşullarının aleyhine olduğu iddiasına rağmen ortada tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenmiş yazılı bir paylaşma sözleşmesi mevcut olup davacı tarafından da sözleşmenin iptali konusunda bir dava açılmamıştır. Bu halde düzenlenen paylaşma sözleşmesinin geçerli olduğunun kabulü gerekir.
Elbirliği mülkiyetine tabi taşınmaz hakkında Medeni Kanunu’nun 676. maddesi gereğince geçerli bir paylaşma sözleşmesi bulunduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13338, K. 2011/15668, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama