KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/13538 E., 2012/2098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, üç adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece miras taksim sözleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin murisi....'den intikal eden imar öncesi 48 ada 26, 30, 21 ve 3 parsel iken imar uygulaması sonucu 560 ada 1, 561 ada 2 ve 3 parsel olan taşınmazların satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalılar dava konusu taşınmazlar hakkında 13.02.2001 tarihinde Miras taksim sözleşmesi yaptıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Dava konusu taşınmazların tarafların miras bırakanı ...'den kaldığı, murisin ölümünden sonra 13.02.2001 tarihli miras taksim sözleşmesiyle taraflar arasında taksim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taksim sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 611. maddesine uygun taksim sözleşmesi düzenlenmiş ise de bu tarihten sonra söz konusu taşınmazlar imar uygulamasına tabi tutularak parsel numaraları değiştirilmiş ve 561 ada 2 ve 3 parseller paylı olarak tarafların murisi ... ile Hendek Belediyesi ve ... İdacı adına 560 ada 1 parsel ise muris ... adına tescil edilmiştir.
Bu durumda taksim sözleşmesinin varlığından ve geçerliliğinden söz edilemez. Davanın açıldığı tarihte dava konusu taşınmazlar paylı ve iştirak halinde mülkiyete konu olup, 13.02.2001 tarihli miras taksim sözleşmesi daha sonra yapılan imar uygulaması ile hayata geçirilemeyerek bozulmuştur.
Mahkemece işin esasına girilerek taşınmazlar imar parseli olup, aynen taksim suretiyle ortaklığının giderilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılarak taksimin mümkün olmaması halinde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile taksim söz leşmesine değer verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13538, K. 2012/2098, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama