KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14058 E., 2012/2808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 15.7.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak başlattığı icra takibinde aylık 2250 TL'den toplam 23250 TL kira alacağının tahsili ile tahliyeyi istemiştir. Borçlu ise süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde, takibe dayanak kira sözleşmesinin iptal edildiğini, aylık 1250 TL kira bedelli yeni sözleşme yapıldığını,buna göre kira bedelinin ödendiğini belirterek borca itiraz dilekçesi ekinde bu sözleşmeyi sunmuştur.
Davacı alacaklı tarafından itirazın kaldırılması isteğiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece, borçlu kiracı tarafından ibraz edilen kira sözleşmesinde kiracının şirket olması nedeniyle iki farklı kiracı olduğu,her iki sözleşmenin de geçerli olduğu kabul edilerek davalının borcu bulunmadığına dair savunmasını kanıtlayamadığından bahisle istemin kabulüne karar verilmiştir.
Takipte dayanılan kira sözleşmesi ile borçlunun itiraz dilekçesi ekinde sunduğu kira sözleşmesi birbiri ile aynı olup aradaki tek fark birinde kiracı kısmında davalı- borçlunun adı yazılı iken diğerinde şirket ünvanı yazılıdır.Ancak her iki sözleşmeyi de kiracı olarak davalı borçlu imzalamıştır.Bu durumda iki farklı sözleşmenin varlığından sözedilemez.Kira sözleşmelerinden hangisinin geçerli olduğuna ilişkin uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir niteliktedir. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14058, K. 2012/2808, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama