KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14077 E., 2011/14845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet arsa niteliğindeki taşınmaz ve üzerinde bulunan altı katlı binanın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan ...’ün malik sıfatı kalmaması nedeni ile bu davalı hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK’nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince: Davalılardan ... ve ...'in nüfus müdürlüğünce bildirilen adreslerine çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine ve zabıta araştırması ile yeni adresleri tespit edilemediğinden ilanen tebligat yapılmış ise de, ilanen yapılan tebligatın bir ay süreyle mahkeme divanhanesinde ilan edildiğine ilişkin askı ilan tutanağına dosya içinde rastlanılamamıştır.
Bu durumda, Tebligat Kanunu’nun 29 ve Tebligat Tüzüğü’nün 47. maddeleri gereği usulüne uygun şekilde ilanen tebligat yapıldığından söz edilemez. Mahkemece, adı geçen davalılara Tebligat Kanunun'da yapılan son değişiklik de göz önüne alınarak, usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14077, K. 2011/14845, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama