KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14093 E., 2012/2435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili ve tahliye istemli icra takibinde, itiraz edilemeyen kira alacağının yasal süresi içerisinde ödenmemesi nedeni ile İİK'nun 269/a maddesi gereğince tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanunda 6099 Sayılı Yasa ile değişikliğe gidilmiş olup 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanununun 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”.
Hükmünü Tebligat Kanununun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Tebligat Kanununun 35/2. maddesi “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Yasa hükümlerine göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmasında yasal olanak bulunmamaktadır.
Olayımıza gelince; dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği için davalı borçlu ...'in icra takip dosyasındaki adresine çıkartılan tebligat adresinde tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edilmesi üzerine, aynı adreste Tebligat Kanununun 35. maddesine göre 31.01.2011 tarihinde tebligat yapılmıştır. Yapılan bu tebligat, 6099 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra adres kayıt sisteminde, adres araştırması yapılmadan gerçekleştiğinden usulsüzdür. Davalının dava dilekçesinden ve duruşma gününden haberinin olmadığını beyan etmesine göre, usulünce taraf teşkili sağlandığından söz edilemez. Bu nedenle usulüne uygun taraf teşkili sağlamaksızın, yargılamaya devam edilerek, işin esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14093, K. 2012/2435, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama