KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14154 E., 2012/803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın İptali
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından, duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında 30.10.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre ödenmesi gereken 750 TL den, 30.10.2008- 23.12.2009 arası toplam 10375 TL ’nin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde, taraflar arasında kira ilişkisi olmadığını, kira sözleşmesinin aile hekimi olan davalı ...'in muayenehane açmak üzere sağlık Daire Başkanlığına ibraz etmesi için imzalandığını, taşınmazın muayenehane için müsait olmadığı bildirilince davalının kendisine başka bir yer bularak burada işyerini açtığını, 4.11.2008 tarihinde elektrik aboneliğini kapattığını, taşınmazı hiç kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tutarındaki icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı ..., kira sözleşmesi imzalandıktan sonra muayenehane açmak için izin verilmeyince kiralananı kullanmadığını iddia etmektedir. Kiracı kira sözleşmesini usulüne uygun olarak feshettiğini ve kiralananın anahtarını teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Davalı bu konuda yazılı delil sunamadığına göre, delilleri arasında yemin deliline de dayandığından davalının davacıya kiralananı teslim ettiği konusunda yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan icra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 30.10.2008 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesini davalı ... adi kefil olarak imzalamıştır. Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için, Borçlar Kanununun 486.maddesi hükmü uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye'de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir.
Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca kefil olan davalı ... hakkında doğrudan icra takibi yapılması ve buna dayanarak dava açılması olanaksızdır. Bu sebeple davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14154, K. 2012/803, 26 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama