KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14541 E., 2012/2480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu 150 ada 11 no’lu parsel üzerinde inşaat mühendisi bilirkişi tarafından değerleri tespit edilen 1 adet mesken 1 adet ekmek evi, 1 adet samanlık, 1 adet ahır olarak kullanılan taşınmaz ile 2 adet sondaj kuyusu ve ziraat mühendisi bilirkişi tarafından değerleri tespit edilen ağaçlar olduğu anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında muhdesatın toplam değere oranı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmış ancak bilirkişi tarafından toplam değer hesaplanırken ziraat mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilen ağaç değerlerinin nazara alınmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece taşınmazın satış bedelinin tapu kaydı ve inşaat bilirkişisinin 15/07/2011 tarihli ek bilirkişi raporu gereğince belirlenen arz muhdesat oranına göre paydaşlar arasında payları oranında dağıtılmasına karar verilmiş ise de verilen karardan muhdesata isabet eden oranda satış bedelinin hangi paydaşa verileceğinin ve geri kalan satış bedelinin oranı ve nasıl dağıtılacağının belirtilmemesi nedeni ile infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca 492 Sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138.maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince 31.12.2009 günlü Resmi gazetede yayımlanan Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesinin karar ve ilam harcı bölümündeki miktara göre taşınmazın satış bedeli üzerinden (binde 9.9) nisbi karar harcı alınması gerekeceği gözönünde tutulmaksızın (binde 9) harç alınması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14541, K. 2012/2480, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama