KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14614 E., 2012/2488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle tahliye ve %40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı kefil ...'ye yönelik temyiz itirazları yönünden; Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi hükmü gereğince, yazılı şekilde düzenlenmiş, süresi ve ödenecek kira paralarının miktarı açıkça gösterilmiş bir kira sözleşmesini kiracının kefili sıfatıyla imzalayan kişi; sözleşmede gösterilen kira süresi boyunca, kiracının ödemekle yükümlü bulunduğu kira paralarından, kefil sıfatıyla kiralayana karşı sorumludur. Dosya kapsamında; davalı ... tarafından imzalanmış yazılı kefalet sözleşmesi bulunmadığından, davalı ...'in sorumluluğundan sözedilemeyeceğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğru olmakla davacının davalı ...'e yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davalı kiracı...'a yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı, 01.10.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalılar hakkında 05.05.2011 tarihinde başlattığı tahliye istekli icra takibinde, 01.05.2009-01.05.2011 tarihleri arası aylık 700 -TL üzerinden 16.800- TL kira parasının tahsilini istemiştir.
Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalı borçlular süresinde verdikleri itiraz dilekçesinde; kira bedellerinin bir kısmını elden, bir kısmını iş karşılığı kiradan mahsuplaşma şeklinde ödediklerini, borçları olmadığını, borca, borç ilişkisine, takibe, faize, faiz oranına ve fer'ilere itiraz ettiklerini bildirmişlerdir.
İtirazın kaldırılması ve tahliye isteğiyle açılan işbu dava sonucunda mahkemece, kira bedelinin ödenip ödenmediği hususunun yargılamayı gerektirdiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İİK. 269/2. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira aktini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak red etmez ise akti kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.
Olayımızda; davalı kiracı ...'ın takipte dayanılan kira akdine ve talep edilen aylık kira miktarına itirazı olmamış, itirazında sadece takip konusu borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiğini bildirerek kira borcu bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda İİK.’nun 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi ve alacak miktarı kesinleşmiş olup uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü de bulunmamaktadır. Davalı kiracı kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumunda olup davalı kiracı tarafından borcun ödendiği veya sair bir sebeple istenemeyeceği hususunun ispat edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle davalı ... yönünden bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14614, K. 2012/2488, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama