KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14657 E., 2012/2633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan, ortaklığın giderilmesi davasıdır. Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı, İcra Hakimliğinden İİK.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak, borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur. Bu noktada taraf ve dava ehliyeti yönünden açıklama yapılmasında yarar görülmüştür.
6100 sayılı HMK.nun 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Aynı kanunun 51. maddesine göre de, dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. 4721 sayılı TMK.nun 9. maddesine göre, fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. Aynı kanunun 10. maddesine göre de, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. 11. maddeye göre ise, erginlik 18 yaşının doldurulmasıyla başlar.
Az yukarıda açıklanan kanun maddelerine ve Yargıtay HGK.nun 14.1.1976 gün ve 477/12 sayılı içtihadına göre, davada taraf olma ehliyeti, medeni haklardan yararlanma hakkının bir sonucudur. Reşit olmayan kimse; medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun bulunması nedeniyle her ne kadar kendisi dava açamaz ise de, sözü edilen haklardan yararlanma ehliyetine haiz bulunduğundan aleyhine dava açılabilir. Ancak, davalının reşit olmadığının mahkemece her ne suretle olursa olsun öğrenilmesi halinde, re'sen kanuni mümessile, davanın devamı sırasında davalının reşit olması halinde ise, bizzat kendisine tebligat yapılmak amacıyla davacıya mehil verilerek, sonucuna göre davanın yürütülmesi gerekir.
Değinilen usul kurallarına uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı sürece, davada taraf teşkilinin sağlandığı söylenemez.
Olayımıza gelince; İİK.nun 121.maddesi uyarınca icra hakiminden alınan yetki belgesi gereği alacaklı tarafından, borçlu İbrahim Kandemir'in, miras nedeniyle, elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre, ortağı olduğu 4547 sayılı parselin satışı istenmiştir. Dava tarihinde 18 yaşından küçük olan ortaklardan ... ve ...'in kanuni temsilcisi hasım gösterilerek dava açılması gerekirken bu kişilerin bizzat hasım gösterilerek dava açılması doğru değildir. Bu itibarla, adı geçenlerin kanuni temsilcisine husumet yöneltilerek, yasaya uygun taraf teşkili sağlanmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14657, K. 2012/2633, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama