KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14690 E., 2012/2914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağı ile erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira parası, apartman gideri ve kömür parasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.04.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının, 04.01.2009 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini yenilemeyeceğini bildirdiğini, kiralananın anahtarlarının 03.07.2009 tarihinde teslim alındığını belirterek 01.04.2009 - 03.07.2009 tarihleri arasındaki üç aylık kira alacağı, sözleşmenin 7. maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2009 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ayları kira alacakları, 2009 yılı Nisan-Eylül ayları apartman gideri ve kömür parasının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise müvekkilinin sözleşme gereğince 3 ay önceden taşınmazı tahliye edeceğini ihtarname ile bildirdiğini taşınmazın 31.03.2009 tarihi itibariyle tahliye edildiğini ancak davacıya ulaşamadıklarını, anahtarın nerede olduğunu davacının bildiğini ileri sürüp davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözleşmenin 7. maddesinde mecurun süresinden önce tahliye edilmesi halinde kira dönemi sonuna kadar işleyecek kira paraları ve giderlerin tamamen kiracı tarafından ödeneceği, 14. maddesinde ise kiracının kira süresinin bitiminden 3 ay önce noter kanalı ile feshi ihbarda bulunmadığı halde sözleşmenin aynı şartlarla birer yıl uzayacağı düzenlenmiş ise de sözleşmenin 14. maddesindeki bu düzenleme 6570 sayılı yasanın 11.maddesine aykırıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca davacının anahtar teslimini takip eden 7.8.9. aylar kira bedellerini cezai şart koşulları dairesinde BK 161/son maddesi hükmü uyarınca davalının tacir sıfatı gözlenerek talep edebileceği belirtilmiş ise de sözleşmenin 7. maddesindeki düzenleme sözleşmede ayrıca düzenlenen muacceliyet şartı ve 8 madde birlikte değerlendirildiğinde cezai şart olarak kabul edilemez.
Davalı, kiralananın 31.03.2009 tarihi itibariyle tahliye edildiğini iddia etmiş ise de kiralananın anahtarlarının usulüne uygun bir şekilde teslim edildiğini kanıtlayamadığından davacının bildirdiği anahtar teslim tarihinin tahliye tarihi olarak kabulü gerekir. Kural olarak, kiracı kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ettiğinde kira süresinin sonuna kadar kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür.
Ancak B.K.'nun 98/2.maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44.maddesi uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Mahkemece yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılarak kiralananın aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya verileceğinin tespit edilmesi, kiracının sorumlu olacağı makul süre kira parasının belirlenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14690, K. 2012/2914, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama