KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14829 E., 2012/3091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi(Kapatılan Beyoğlu 2.SHM.
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar kayyımı İstanbul Defterdarı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar kayyımı tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya konu edilen ve satışına karar verilen taşınmazlarda, pay sahibi ... mirasçıları Behçet Saim Erçelik, Ergün Erçelik ve Mehmet Erol Erçelik, 3561 Sayılı Yasa gereğince, kayyım atanan İstanbul Defterdarı vasıtasıyla temsil edilmiş ise de, adı geçen şahısların Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1988 / 7 esas sayılı ortaklığın giderilmesi dosyasında temsil edilmeleri amacıyla, Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989 / 1020 esas 1990 / 20 karar sayılı dosyasında kayyım atandığı görülmektedir. Bu dosyaya ilişkin mahkemeden alınmış usulüne uygun kayyım kararı ibraz edilmemiştir. Bu durumda, başka bir dava nedeniyle atanan kayyım huzuruyla davanın görülmesi usule uygun değildir.
Öte yandan, davalı ...’e de kayyım tayin edilmiş ise de, kendilerine kayyım atanan şahısların nüfus kayıtları belirli olduğuna göre, adı geçen davalıların adrese dayalı kayıt sisteminden adresleri araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapılmadan sadece adresleri tespit edilemediğinden, kayyım atanması doğru değildir. Davada taraf teşkili bu nedenle sağlanamamıştır. Mahkemece, usule uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esasının incelenmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydına göre, paylar toplamının 229 olması nedeniyle, 230 olan paydayı eşitlemediği görülmektedir. Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, pay farkının nereden kaynaklandığının araştırılması, kaydın düzeltilmesi için, gerektiğinde taraflara önel verilmesi ve neticesine göre pay ve paydayı eşitleyen tapu kayıtları temin edildikten sonra, işin esasına girilerek bir karar verilmelidir.
Ayrıca, Beyoğlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998 / 431 Esas, 1998 / 729 Karar sayılı ilamı ile, ... mirasçıları.... ve .... paylarının iptaline, davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, bahsi geçen kararın tapu sicilinde infaz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında görülüp kesinleşen ilamın infazının sağlanması ve buna göre oluşan tapu kaydında mevcut payların değişeceği gözetilmek suretiyle, satış bedelinin bu paylara göre dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14829, K. 2012/3091, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama