KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14932 E., 2012/2981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiralayanlara karşı açılan 7.240-TL depozito bedelinin tahsili istemi için yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması, takibin devamı ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, ve % 40 icra tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karar davalı karalayanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiracı tarafından, 01.12.2005 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesinin 9.maddesinde yazılı 5.000-USD depozito bedeli mal sahibine verilmiştir, hükmüne dayanılarak, Diyarbakır 2.İcra Müdürlüğünün 2010/2752 esas sayılı icra dosyası ile, davalı kiralayanlardan depozito bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır.
Davalılar ödeme emri tebliği üzerine, yasal süresinde icra takibine yaptıkları itirazlarında, böyle bir borçlarının bulunmadığını bildirmişlerdir. Yargılama aşamasında da aynı itirazlarını sürdürerek, davacının elinde bulunan belgenin İİK.nun 68.maddesi anlamında bir belge olmadığını, davacıdan son 3 aylık kira bedeli olarak 13.050-TL alacakları bulunduğundan davaya bakma görevinin genel yetkili mahkemelerde olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Davacı alacaklı, İİK.nun 68/b maddesine göre, noterlikçe tanzim edilmiş veya tasdik edilmiş ya da imzası ikrar edilmiş ve kayıtsız, şartsız borç ikrarını havi bir belgeye dayanmamıştır. Teminat olarak verilen depozito bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği, ne miktarının iade edilmesi gerektiği, ancak genel mahkemede yapılacak yargılama ile anlaşılabilir. Bu durumda uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14932, K. 2012/2981, 27 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama