Karar Özeti
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile tahliye istemine ilişkindir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/15216, K. 2012/506, 23 Ocak 2012 tarihli karar
KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/15216 E., 2012/506 K.
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Konu
- Gayrimenkul Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Detayı
577 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 01.08.2009 tarihinde kiralananı tahliye edeceğinden taahhütname imzaladığını, ancak kiralananın tahliye edilmediğini davalıya tahliye edilmesi için noter ihtarı gönderildiğini bildirerek taahhüt nedeni ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, ... İcra Müdürlüğünde 2009/14613 sayılı icra dosyası ile başlatılan takipte tahliye emri ve kira sözleşmesinin tebliğ edilmediğini, geçersiz tahliye taahhütnamesini kabul etmediğini, taahhütname üzerinde tahrifat yapıldığını, kira akdinin her yıl zımni olarak uzadığını, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 01.08.2005 başlangıç tarihli, bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile 01.09.2005 tanzim tarihli 01.08.2009 tahliye vaadini taşıyan yazılı tahliye taahhüdünün varlığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı kiralayan tarafından 17.08.2009 tarihinde icra takibi yapılmış ise de, söz konusu bu takibe dayanarak bu davadan önce İİK.nun 272, 275. maddeleri uyarınca itirazın kaldırılması istenmediği gibi bu dava ile de aynı yasanın 67. maddesi gereğince itirazın iptali istenmemiştir. Davacı 06.05.2009 tarihli ihtarnameye dayanarak 6570 sayılı yasanın 7/a maddesi gereğince 13.10.2009 tarihinde tahliye taahhütnamesi gereğince doğrudan tahliye davası açmıştır.
Eldeki dava, genel kurallar çerçevesinde açılan tahliye taahhütnamesi nedeni ile tahliye davası olup, itirazın iptali davası niteliğinde olmadığından icra takibine dayanmayan ve takipten bağımsız olarak açılan bu dava süresinde değildir. Tahliye taahhüdü nedeni ile açılan bu dava taahhüdü izleyen bir ay içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Kiralayan, kiracının verdiği yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak, taahhüt tarihinden yaklaşık iki ay sonra doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açmış; ayrıca aynı taahhüde dayalı bir icra takibi de başlatmış ancak bu takip itirazın iptali/kaldırılması davasına konu edilmemiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: 6570 sayılı Yasanın 7/a maddesi kapsamında tahliye taahhüdüne dayalı doğrudan tahliye davası, taahhüt tarihini izleyen bir ay içinde açılmalıdır. İcra takibinden bağımsız, genel hükümlere göre açılan bu dava itirazın iptali niteliğinde olmadığından, ayrıca yapılmış icra takibi bu davanın süresini korumaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Bozma (dava süresinde olmadığından reddi gerekirdi) - oyçokluğu, karşı oyda icra takibinin süreyi koruyacağı ve seçimlik hakkın davacıya ait olduğu görüşü.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Tahliye taahhüdünde iki yol vardır: bir ay içinde ya doğrudan tahliye davası açın ya da icra takibi başlatın. Takip yaptıysanız ancak takibe dayalı itirazın iptali/kaldırılması yoluna gitmiyorsanız, ayrı açtığınız doğrudan tahliye davası için bir aylık süre yine işler; karar çoğunluğu takibin bağımsız açılan davanın süresini korumadığı yönündedir.