KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1582 E., 2011/6002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25.01.2010
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dört adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
1-Dava konusu edilen ve satışına karar verilen parsellerin paydaşlarından muris ... mirascısı ...(...) yargılama sırasında 25.09.2006 tarihinde vefat ettiği, ...'nin ise 18.08.1978 tarihinde bekar olarak vefat ettiği ve mirasçılarının davaya dahil edilmedikleri dosya kapsamından ve dosya içindeki nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Adı geçenlere ait mirasçılık belgesinin ilgilisinden istenerek mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelemesi,
2-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'e dava dilekçesi ilanen tebliğ edildiği halde tebliğ edilen evrakın Tebligat Kanunun 28 ve Tüzüğün 47. maddesi gereğince bir ay süreyle mahkeme divanhanesine asıldığına ilişkin askı tutanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle taraf teşkilinin yapıldığından sözedilemez. Adı geçenlere dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1582, K. 2011/6002, 9 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama