KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1943 E., 2011/6279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25.11.2010
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ve davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir. Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz. Örneğin, taksim, bağışlama ve olayımızda olduğu gibi eylemle kullanma durumunun gerçekleşmesi halinde cereyan etmez.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince. Dava konusu edilen 400 ada 3 parsel nolu taşınmaz,342 m2 yüzölçümünde olup arsa vasfı ile tapuya kayıtlıdır. Davalı,duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir. Davalı temyiz dilekçesinde, taşınmaz tapuda arsa vasfı ile kayıtlı gözükse de üzerinde ikiz villa bulunduğunu ve paydaşlarca özel olarak taksim edilip taksimata uygun kullanım bulunduğunu belirterek fiili taksim yapılması nedeniyle önalım hakkının kullanılamayacağını savunmuştur.
Fiili taksim savunması yukarıda yazılı içtihadı birleştirme kararı gereğince davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bu nedenle Mahkemece yerinde keşif yapılarak tarafların varsa fiili taksime ilişkin tanıkları dinlenilerek taşınmazda fiili taksim olup olmadığı tespit edilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1943, K. 2011/6279, 11 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama