KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2371 E., 2011/7449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Ankara 13.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22.12.2010
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, icra takibine yapılan itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarfından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalı borçlu hakkında eksik ödenen kira alacaklarının tahsili amacıyla, tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine, davalının itiraz etmesi üzerine, davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Davalı eksik ödenen kira bulunmadığından davanın reddini savunmuş, mahkemece ödenmemiş kira farkı bulunmadığı kanaatiyle, temerrüt oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen 01.05.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin özel şartlarının 8. maddesine göre, aylık kira parasının sözleşme müddeti sonunda ÜFE oranında artırılması gerekirken, davalı tarafından ikinci dönem başında artış yapılmayarak birinci yıl aylık kira bedeli olan 800,00 TL'nin ödenmeye devam edildiğini, bu sebeple 1.5.2009-1.5.2010 dönemi için 860.16 TL, yine bir sonra ki dönem içindeki Mayıs ve Haziran 2010 aylarından yine ÜFE'ye göre yapılan artıştan doğan eksik kira farkı 133.62 TL toplamı 993.78 TL'nin yasal sürede ödenmesi amacıyla,
icra takibine konu edildiğini bildirmiştir. Davalı, icra takibine yapmış olduğu itirazında T.Ü.İ. Kurumunun, sözleşme başlangıcı olan Mayıs ayı itibariyle bir önceki yıla nazaran yıllık ÜFE oranının %-2,46 olduğu için artış yapmadığını, 2010 yılı artışının da %9.21 oranında olduğundan kiralarını bu dönem için artışlı olarak yatırdığını, davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve karara esas alınan 1.5.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin hususi şartlarının 8. maddesinde taraflarca "sözleşme müddeti sonunda aylık kira, ÜFE oranında artırılır" şartı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Ancak taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, ÜFE artış oranının aylık kira bedeline ne şekilde uygulanacağına ilişkindir. Sözleşmede kira parasının ÜFE oranında artırılacağı
2011/2371-2010/7449 -2-
kararlaştırılmış ise de bu oranın nasıl uygulanacağı düzenlenmemiştir. Davalının savunduğu gibi bir önceki yılın aynı ayına isabet eden oranda artış yapılacağına dair bir hüküm de sözleşmede yer almamaktadır.
Bu durumda mahkemece uyuşmazlık konusu edilen kira dönemlerinde T.Ü.İ. Kurumunun açıkladığı, 12 aylık ÜFE değişim oranı ortalamasına göre artış oranın uygulanması gerekir. 14.12.2010 günlü bilirkişi rapor içeriğinde 12 aylık ortalamalara, ayrıca önceki yılın aynı ayına göre değişim oranları ayrı ayrı hesaplanmıştır. Rapor içeriğine göre de takibe konu edilen eksik ödenen kira bedellerinin, icra takibine konu edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Davalı yasal otuz günlük sürede eksik ödenen kira bedellerini ödemediğinden temmerrüt olgusu gerçekleşmiştir.
Ancak davalı taraf kiralananı tahliye ettiğine, kiralanana ait anahtarları 29.11.2010 tarihinde notere emanet tespit tutanağı ile teslim edip, karşı taraf davacıya bu durumu 30.11.2010 tarihinde noter ihbarı tebliğ edip bildirdiğine göre, mahkemece davacı vekilinin 17.12.2010 günlü dilekçesinde; tahliye talebinin konusu kalmadığı, itirazın kaldırılması taleblerinin olduğu yönündeki beyanı da gözönünde bulundurularak, neticesine göre bir karar verilmemesi hatalı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2371, K. 2011/7449, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama