KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2436 E., 2011/8385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 6. İcra Mahkemesi
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklının, davalı borçlu, hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı, icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili dilekçesinde, müvekkilinin kiracısı olan davalı borçlunun 24/02/2009 tarihli kira sözleşmesinden doğan 2009 Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim Kasım aylarına ait kira paralarını ödemediğini, bu nedenle hakkında icra takibinde bulunduklarını, yapılan takibe itiraz etmesine rağmen, itirazdan sonra 2 adet çek ile ödeme yaptığını, yapılan ödemenin öncelikle dava konusu olmayan itirazlı 2009/35772 E. sayılı takip dosyasına mahsup ettiklerini, bakiye 25.953,40 TL'yi de davaya konu takip dosyasına mahsup ettiklerini, ödenmeyen 82.056,69 TL asıl alacak üzerinden itirazın kaldırılarak takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı alacaklı ile 05.08.2009 tarihindeki vardıkları mutabakat gereğince 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları kira paraları ve genel gider borcuna istinaden davacı alacaklının ödendiğini kabul ettiği çekleri verdikleri, nitekim bu nedenle 20/11/2009 tarihinde icra dosyasında belirtilen aylara ilişkin kira bedelinin ödendiğinden,
Eylül, Ekim, Kasım aylarına ilişkin ise alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itiraz ettiklerini, davacı alacaklının, yapılan ödemeyi, dava dışı 2009/35172 E. sayılı dosyaya mahsup etmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, diğer aylara ilişkin ise, davacı alacaklıya karşı kira sözleşmesinin iptali ile yapılan ödemelerin ve masrafların istirdadı konusunda dava açtıklarını, bu nedenle takip konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle itirazın kaldırılması talebinin reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, davalı borçlunun B.K'nun 85. maddesi gereğince hangi borcuna karşılık ödeme yaptığını karşı tarafa beyan etmediğinden, ödemenin hangi borca ilişkin sayılacağı hususunda tercih hakkının davacı alacaklıya geçtiğini, davacının da ödemeyi öncelikle dava dışı genel giderlere ilişkin takip dosyasına mahsup ettiğini, bu nedenle davalının itirazında haksız olduğunu kabul ederek davanın kabulüne, davalının %40 inkar tazminatına karar vermiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık birden fazla borcu bulunan davalının yapmış olduğu kısmi ödeme ile borçlarından hangisinin tediye edilmiş sayılacağına ilişkindir. Borçlar Kanunu'nun birden fazla borcun olması halinde yapılan ödemenin mahsubunu düzenleyen 85 ve 86. maddelerinin takip hukuku ile ilgili ihtilafların çözümünde de uygulanması zorunludur. B.K.'nun 85. maddesi “Birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir.” hükmünü içermektedir.
Kısmi ödeme yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmayıp, davalının ödemenin başka alacağa istinaden yapıldığına ilişkin beyanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık B.K'nun 85. maddesi gereğince çözülmelidir.
Buna göre, davacı alacaklının, yapılan ödemenin itirazdan sonra yapıldığını beyan etmesine, davalı borçlunun davaya konu takip dosyasına ödeme yönünde itirazda bulunmasına, dava dışı takip dosyasına ise alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu belirterek itiraz etmesine göre, B.K'nun 85. maddesine göre davalı borçlunun yaptığı ödemeye ilişkin tercih hakkını davaya konu takip dosyası yönünden kullandığının kabulü ile buna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, tercih hakkının davacı alacaklıya geçtiğinden bahisle,
davacı alacaklının yapılan ödemeyi dilediği alacağa mahsup edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2436, K. 2011/8385, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama