KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2638 E., 2011/7520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17.12.2010
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu edilen taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhtesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir.
Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.
Bütünleyici parçanın arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince. Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu 1331 ada 2 nolu parselin satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir. Davaya konu 1331 ada 2 nolu imar parselinin 2007 yılında yapılan imar uygulaması sonucu oluştuğu parsel üzerinde davacıya ait bir ev ve kısmen parsel içinde kısmen yola terk edilen alanda kalan davalıya ait bir ev olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Her ne kadar mahkemece davalıya ait evin çoğunluğunun yola terk edilen alanda kaldığı gerekçesi ile muhdesata ilişkin oran kurulmamış ise de satış sırasında davalıya ait evin değerinin satış bedelini artıracağı ve davacı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturacağı görülmektedir. Kaldı ki davalıya ait evin ne zaman yıkılacağı da belirsiz olup uzun süre yıkılmaması da mümkündür. Mahkemece
./.. 2011/2638 - 2011/7520 yapılacak iş, davalıya ait olduğu ihtilafsız olan evin 1331 ada 2 nolu parsel üzerinde kalan kısmının değerinin tesbiti ve yukarıdaki esaslar doğrultusunda oran belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınması, satış bedelinin bu oranlar doğrultusunda dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2638, K. 2011/7520, 5 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama