KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2760 E., 2011/3396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı onalım davasına dair verilen kararın Dairemizin 30.11.2010 gün ve 10809-13084 sayılı ilamı ile vekalete hasren bozulmasına karar verilmiş idi.Bu kararın davacı ve davalılar vekili tarafından süresinde karar düzeltme isteminde bulunması üzerine dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere, davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamasına göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiç birisine uymayan taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemleri yerinde değildir.
2-Taraf vekillerinin vekalet ücretine ilişkin karar düzeltme itirazlarına gelince;
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından kazanılan ve kaybedilen bu oran dahilinde taraflara vekalet ücreti yükletilmesi gerekir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıların müvekkilinin üst hakkı sahibi olduğu 7 ( 2 ) parsel No’lu taşınmazdaki üst haklarını 8.5.2003 tarihinde 180.000 TL'sına satın aldıklarını, ancak tapuda satış bedellerinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 20.000 TL olduğunu, davacının bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak gerçek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek,
davalılar adına kayıtlı üst haklarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir.
Davanın bu şekilde kabul edilmesi üzerine yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına dava değeri üzerinden, davalılar yararına da bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamayan bölümü üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Her ne kadar dava konusu edilen üst hakları davalıya toplam 180.000 TL bedelle satılmış ise de bedelde muvazaa iddiasında bulunan davacı dava değerini dava dilekçesinde 20.000 TL olarak göstermiş, yargılamanın başında alınması gereken peşin harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır.
Bozma ilamında yargılama sırasında tapuda gösterilen bedel üzerinden mahkemece harcın tamamlattırılmadığı belirtilmiş ise de bu seferki incelemeden davacı tarafından bedelde muvazaa kanıtlanamadığından yargılama sırasında mahkemece tapuda gösterilen değer üzerinden eksik alınan peşin harc 27.7.2009 tarihli makbuzla 2.153.TL olarak tahsil edilip tapuda gösterilen bedel üzerinden peşin harcın tamamlattırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle dava değerinin tapuda gösterilen miktar olduğunun kabulü gerekir.
Davanın kabulüne karar verilmesi karşısında tapuda gösterilen bedel üzerinden harç yargılama sırasında tamamlattırıldığından tapuda gösterilen bedel dava değeri olup davacı yararına, dava değeri 180.000 TL üzerinden ,bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamayan bölümü olan 160.000 TL üzerinden de davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece davacı lehine 180.000 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin de red ve kabul oranına göre taraflara yükletilmesi doğru olmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacı vekili ve davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulüne karar verilmesi ve
hükmün vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2760, K. 2011/3396, 21 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama