KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2790 E., 2011/8119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet ve ev eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece ziynet eşyalarına ilişkin davanın reddine,ev eşyalarına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 6.165 TL eşya alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesine üzerine hüküm davalı tarafından eşya bedeline ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıda kalan ziynetlerinin ve tespit dosyası ile tespit edilen 81 kalem ev ve çeyiz eşyasının aynen iadesini olmazsa bedelleri olan 14.000 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı, istenen eşyalardan çok azının davalıya ait olduğunu belirterek davanın reddine talep etmiştir. Mahkemece, ziynet eşyalarına ilişkin davanın reddine, ev eşyalarına ilişkin davanın kısmen kabulü ile talep edilen ev ve çeyiz eşyaları ile ilgili tespitin 2004 yılında yapıldığı ve bu süre zarfında eşyaların davalıda kaldıkları ve davacıya eski ve kullanılmış eşyaların aynen iadesinin hak ve nesafet ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle 6.165 TL eşya alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HUMK’nun 74.maddesi gereğince mahkeme davacının talebinden farklı ve fazlasına hükmedemez. Davacı, dava dilekçesinde açıkça ev ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini, mümkün olmazsa bedelinin tahsilini istemiştir. Davacı davasının terditli açmıştır. Mahkeme, davacının davasını kısmen kabul etmiş olup, bu durumda davalıya ait olduğu kabul edilen eşyaların aynen iadesine olmazsa bedellerinin tahsiline yani terditli şekilde hüküm vermesi gerekirken davacının açık bir talebi olmadan kendiliğinden hak ve nesafete uymadığı ve eşyaların eski ve yıpranmış olduğu gerekçesiyle direkt olarak bedelinin tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, HUMK’nun 388.maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık ve infazda tereddüt yaratmayacak biçimde .oluşturulması gerekmektedir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilirken hüküm kısmında bedelinin tahsiline karar verilen ev ve çeyiz eşyalarının ad, nitelik, marka ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2790, K. 2011/8119, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama