KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/306 E., 2011/5114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar ... ve ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dört adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların 1976,1978 ve 896 Nolu parsellere yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların, satışına karar verilen 510 Nolu parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Davaya konu 510 parsel tapuda Halit oğlu ... adına kayıtlıdır. Hükme esas alınan ...’e ait mirasçılık belgesinde ise baba adının “...” olduğu görülmüştür. Tapu maliki .....,oğlu ... ile tarafların miras bırakanı ... oğlu ...’in aynı kişi olup olmadıkları konusunda tereddüt oluştuğundan, mahkemece öncelikle ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden bu durumun sorulması, gelen cevabi yazının sonucuna göre taraflarca tapuda isim tashihi davaları açılıp açılmadığı araştırılarak gerektiğinde bu konuda ilgili tarafa mehil verilerek baba ismindeki çelişkinin giderilmesinden sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/306, K. 2011/5114, 20 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama