KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3117 E., 2011/8222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29.12.2010
- Üçüncü şahıs
- —
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira bedeli ile hor kullanma tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından hor kullanma tazminatına ilişkin temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 15.07.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kiralananın 15.07.2009 tarihinde boşaltıldığını, tahliye edilirken kiralananı hasarlı olarak teslim ettiğini, tesbit raporunda hasar bedeli olarak 12,700 TL belirlendiğini, davalının en son Mayıs ay kirasını ödeyip Haziran ve Temmuz ayından 15 günlük kira olmak üzere 3.300 TL ödemediğini, davalının 1.000 Dolar güvence parası karşılığı 1.500 TL ile kapıcı parası olarak ödediği 650 TL mahsup edildiğinde 1.150 TL borcu kaldığını belirterek 13.850 TL nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise ödenmemiş kira borcu bulunmadığını, taşınmazın isteği üzerine 01.07.2009 tarihinde tahliye edilip kapıcıya anahtarın teslim edildiğini, kiralanana hasar verilmediğini, tesbit raporunun davaya dayanak teşkil edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Hükme esas alınan 15.07.2004 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralananın 15.07.2009 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Taşınmaz tahliye edildikten sonra Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/465 D.İşler dosyasında davacı tesbit yaptırmıştır. Bilirkişi raporunda 12.700 TL hasar tespit edilmiş ise de bu tespitlerin hor kullanmadan ya da normal kullanmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirtilmemiştir.
Yargılama sırasında davalı bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Mahkemece dosya üzerinde hukukcu bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Hukukcu bilirkişinin vermiş olduğu rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu nedenle konusunda uzman bilirkişi marifetiyle gerekirse taşınmaz başında keşif yapılarak denetime elverişli rapor alınması, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3117, K. 2011/8222, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama