KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/326 E., 2011/4751 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, dokuz adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin borçlular ... ve ...’dan olan alacaklarının tahsili için yapılan icra takibinde borçlu davalılara miras bırakan...’dan intikal eden dava konusu 9 adet taşınmazın haczedilip hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılması yönünden icra mahkemesinden yetki alındığını belirterek, taşınmazların satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya bir diyeceğinin olmadığını bildirmiş, diğer davalılar duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan herbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalılara dava dilekçesi Tebligat Kanunu 21.maddesine göre tebliğ edilmiş olmasına rağmen kendisine haber verilen komşunun imzası veya imzadan imtina ettiğine dair beyanı alınmamıştır. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin olarak davalılara yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi icap ederken bundan zuhul olunması hatalı olmuştur.
Kabule göre de, borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekmekte olup, takibe konu borç miktarı ve borçlu mirasçıların mirastaki paylarına göre taşınmazların borca yetecek kısmının satışı ile yetinilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekirken borç miktarını aşacak şekilde dava konusu tüm taşınmazların satışına karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/326, K. 2011/4751, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama