KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/358 E., 2011/4953 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, görülmekte olan önalım davası sırasında dava konusu edilen payın üçüncü kişiye satılması nedeniyle iki satış bedeli arasındaki 30.000 TL farkın tazminat olarak tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabul edilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir,
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, payın yargılama sırasında üçüncü kişiye satılması nedeniyle davacının önalım davasının konusunun kalmadığını beyan ederek yatırılan önalım bedelinin iadesini istemesinin davadan feragat anlamına gelmediği gibi davanın tazminata dönüştürülmesine de engel olmayacağına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde,diğer paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının HMUK’nun 186. maddesi hükmü gereği uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için önel verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki ya da başka bir paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen payın ilişkin olduğu 2 No’lu parselin paydaşı...’nın 962 / 6000’şar payını 14.12.2006 tarihinde toplam 160.000 TL bedelle davalılara satması üzerine davacı 12.04.2007 tarihinde açtığı dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiş iken, söz konusu payların yargılama sırasında davalılar tarafından 25.06.2009 tarihinde 190.000 TL bedelle dava dışı ...........,’a satılması nedeniyle davacı vekili 29.03.2010 tarihli dilekçesi ile davalarını HMUK’nun 186 maddesi gereği tazminata dönüştürdüklerini belirterek, iki satış bedeli arasındaki fark olan 30.000 TL’nin tazminat olarak tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu 30.000 TL tazminatın dava tarihi olan 12.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, payın daha yüksek bedelle satılması nedeniyle elde edilen kazanç davalı vekilinin temyiz dilekçesinde de kabul ettiği üzere ancak satış tarihi olan 25.06.2009 tarihinden itibaren söz konusu olabileceğinden hüküm altına alınan tazminat miktarına 25.06.2009 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/358, K. 2011/4953, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama