KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3606 E., 2011/8482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 75 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince Mahkemece dava konusu edilen 75 parsel No’lu taşınmaza yönelik olarak açılan davada taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olmadığının anlaşılması üzerine satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş ise de taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceği göz önünde tutulmadan ve infaza müdahale edecek şekilde taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen değerleri üzerinden satışına karar verilmesi doğru olmadığı gibi satış bedelinin paylaştırılmasında yukarıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekirken, satış bedelinden elde edilecek rakamların belirtilmek suretiyle paylaşım yapılmış olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3606, K. 2011/8482, 20 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama