KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3736 E., 2011/8374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda ortaklığın satış sureti ile giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince.
Dosya içerisinde, tapu paydaşlarından ...'ın mirasçısı ...'a ait mirasçılık belgesi var ise de; tapu paydaşlarından ... oğlu ... ile aynı kişi olduğu yönünde bir beyan bulunmadığı, dosya kapsamına göre de aynı kişi oldukları anlaşılamadığından, eğer ... oğlu ... ile ... oğlu ... aynı kişi değiller ise, ... oğlu ...'ın sağ olması halinde kendisinin, vefat etmiş ise ilgililerin mirasçılık belgesini ibraz etmesi sağlanarak, mirasçılarının davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi,
tarafların, tapudaki ... ile ... mirasçısı ...'ın aynı kişi olduklarını iddia etmeleri halinde ise davacıya tapu kaydının düzeltilmesi için dava açmak üzere mehil verilerek, neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3736, K. 2011/8374, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama