KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3812 E., 2011/8251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 7436 ada, 7 parselde kayıtlı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir. Davalı ise, dava konusu edilen parselin de içinde yer aldığı İmar uygulaması ve parselasyon işleminin İstanbul 5.İdare Mahkemesince iptal edildiğini, bu kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosyaya ibraz edilen İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2008/301 Esas, 2009/616 Karar sayılı kararında, ortaklığının giderilmesi istenen 7436 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 sayılı yasanın 18. Maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin 06.02.2003 tarih ve 128 sayılı belediye encümeni kararının iptal edildiği, iptaline karar verilen bu karar öncesinde davacıların hissedar olduğu 3800 m2 büyüklüğündeki 44 parselin şuyulandırma sonucunda davacılara 2554,33 m2 yüzölçümünde 7436 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiği,
davacılara ait fabrikanın diğer kısmının ise 1330,37 m2 lik 7436 ada 8 parsel olarak maliye hazinesi adına tescil edildiği, davaya konu düzenleme işleminde düzenleme ortaklık payının ihtiyaçtan fazla olarak tespit edildiği, 44 sayılı taşınmaz açısından imar uygulamasında yasa ve ilgili yönetmeliklere aykırı hareket edildiği, encümen kararında hukuka uyarlık olmadığı belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, verilen kararın Danıştay 6. Dairesinin 2009/10757 Esas 2010/9423 Karar sayılı kararı ile onandığı ancak kesinleşip kesinleşmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı görülmektedir.
Davaya konu taşınmazın tapu kaydı imar uygulaması sonucunda oluşmuştur. İmar uygulamasının ve parselasyonun iptali halinde davaya konu taşınmazın geometrik durumu ve yüzölçümü değişebileceğinden idare mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin beklenmesi, kesinleşmiş ise oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3812, K. 2011/8251, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama