KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/3882 E., 2011/8709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14.12.2010
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Borçlar Kanuna tabi olan kiralananın süre bitimi nedeniyle tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın süresinde fesih ihbarında bulunulmadığından reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununa tabi kira sözleşmelerinde, B.K'nun 263. maddesi gereğince aktin hitamında, kiralayan tarafından taşınmazın tahliyesi talep edilebilir. Sözleşme sona ermesine rağmen, kiralayanın bilgisi dahilinde kiracı, kiralananı kullanmaya devam ederse veya sözleşmede öngörülen ihbarı her iki taraf yerine getirmemiş ise sözleşmede aksine bir düzenleme yok ise sözleşme süresiz hale gelir. Bu durumda süresiz hale gelen kira aktinde de fesih ihbar sürelerine uyulmaksızın tahliye talep edilemez.
Olayımıza gelince. Taraflar arasındaki sözleşme 01/10/2003 başlangıç tarihli olup 5 yıl sürelidir. Kiralanan arsa niteliğinde olup, akdin Borçlar Kanununa tabi olduğu hususunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 5 yıl süreli olarak imzalanmış ve tahliye davası 6. yılın sonunda açılmıştır. Sözleşmenin Özel hükümlerinin 11. maddesinde “kira kontratı 5 yıllıktır.
Kontratın sona ermesinden bir ay önce taraflar yazılı olarak ihtarda bulunmadıkları takdirde kontrat bir yıl daha uzamış ve yenilenmiş olur” düzenlenmesine yer verilmiştir. Kira Sözleşmesindeki düzenleme karşısında süresinde çekilmiş bir ihtar bulunmadığından kira akdinin bir yıl daha uzayarak, 01/10/2009 tarihinde sona erdiğinin ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir.
Bu durumda süresinde açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı nedenle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/3882, K. 2011/8709, 12 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama