KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/4161 E., 2011/8849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Şişli 1.İcra Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23.12.2010
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun vaki itirazı nedeniyle davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.12.2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı bu sözleşmeye dayanarak 02.06.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2010 Mart ayı bakiye kira bedeli 1000 TL 2010 Nisan, Mayıs ayları kira bedeli 4000 TL olmak üzere toplam 5000 TL kira alacağı istemiştir.
İhtarlı ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı yasal süresinde yapmış olduğu itirazında kiralanan taşınmazın kendisine ayıplı olarak teslim edildiğini ikazlarına rağmen ayıp giderilmediğinden taşınmazın 05.05.2010 tarihinde tahliye edildiğini bu sebeple kira borcunun bulunmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir. Davalı borçlu itirazında alacak miktarına karşı koymamış ödeme savunmasında da bulunmamıştır.
Davalı takibe dayanak yapılan 01.12.2009 tarihli sözleşmeye karşı koymadığına göre bu sözleşme hükümleri ile bağlıdır. Bu durumda aylık kira miktarı ve takip konusu alacak kesinleşmiştir. Davalı ödeme savunmasında bulunmadığına ve yasal sürede de ödeme yapılmadığına göre mahkemece istemin kabulü ile itirazın kaldırılmasına takibin devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde konunun yargılamayı gerektirdiğinden bahisle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/4161, K. 2011/8849, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama