KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/4349 E., 2011/6613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair kararın, temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle, gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine, belli günde temyiz eden davacı vekili Av.... ve davalı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tahliye isteminin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekil, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 23.11.2004 tarihli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, Mart 209 ayından itibaren kira paralarını ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, buna rağmen davalının kira paralarını ödemediği gibi, kiralananı da tahliye etmediğini belirterek, 17.2.2010 tarihi itibariyle 29.292 TL kira bedeli ile işlemeye devam eden aylık 2.441 TL kira alacağının davalıdan faizi ile tahsilini ve kiralananın tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının 2004 yılı sonunda dava dışı ... ait dükkan ile ... ve ... ’a ait dükkanı birlikte kiralayıp birleştirerek diyaliz merkezi olarak kullandığını, davalıya resmi işlemlerde tek bir sözleşme yeterli olduğundan ... ile yazılı kira sözleşmesi yapılmasına karşın davacı ve kardeşi ... ile aralarındaki samimiyete güvenerek yazılı sözleşme düzenlenmediğini, kira bedellerinin de ... ’ın banka hesabına yatırıldığını, bir süre sonra davalının kiralananı tahliye etmek istediğinde davacının sorun çıkardığını,
bunun üzerine davalının kira sözleşmesini 23.3.2009 tarihinde feshederek bu konuda ihtarname gönderdikten sonra kiralanan anahtarlarının alınmaması üzerine mahkeme aracılığı ile tayin ettirilen tevdi mahalline teslim edildiğini, davacının bu davadaki talebinin ödenmemiş kira borcuna yönelik olmayıp erken tahliye nedeniyle kira parasının tahsiline ilişkin olduğunu, ancak bu davanın da kiralanan anahtarının tevdi mahalline teslim edilmesi nedeniyle reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalının davacıya ait kiralananda kardeşi olan kiralayan ... ile yaptığı 23.11.2004 tarihli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olarak bulunduğu ve son dönem aylık kira bedelinin 2.441 TL üzerinden kiralayanın banka hesabına yatırıldığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kiralananın yöntemine uygun tahliye ve teslim edilip edilmediği ve davalının temerrüt ihtarnamesine konu edilen kira paralarından sorumlu olup olmadığı noktalarındadır. Davalı, 23.3.2009 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, kiralanan anahtarlarının teslim alınmasını, aksi halde tayin ettirilecek tevdi mahalline teslim edileceğini 27.3.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile bildirmiştir.
Dosyada bulunan tapu senedine göre dava konusu edilen kiralanan her ne kadar davacı adına kayıtlı ise de, kiracılık ilişkisinde davalının ...’ı muhatap alması, kira paralarını ...’ın banka hesabına yatırması ve onun tarafından da çekincesiz şekilde kabul edilmesi, kiralayanın malik olmasının gerekmemesi karşısında feshi ihbar ihtarnamesinin ...’a gönderilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Peşi sıra kiralanan anahtarının teslim alınmaması üzerine Balıkesir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 6.5.2009 gün ve 2009 / 109-110 D. İş sayılı kararı ile Balıkesir Sulh Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü’nü tevdi mahalli olarak tayin ettirmiştir.
Karar 10.6.2009 tarihinde ...’a tebliğ edilmiş, kiralanan anahtarları davalı tarafından tevdi mahalline 25.5.2009 tarihinde teslim edilmiştir. ... ise 2.9.2009 tarihli dilekçesi ile kendisinin kiralanan ile bir ilgisinin olmadığını belirtmiştir. Davalı vekili de 29.12.2009 tarihinde mahkemeye başvurarak anahtarların kendisine teslimini talep etmiş, ne var ki mahkeme dosyanın tarafı olmadığından 29.12.2009 tarihli ek kararla davacının bu istemini ret etmiştir.
Davacı kiralananın maliki olarak 17.2.2010 tarihinde keşide ettiği temerrüt ihtarnamesi ile aylık 2.441 TL’den Mart 2009- Şubat 2010 arası aylar kirasının tahsilini talep etmiştir. Dosyada bulunan banka hesap ekstresinden davalının son olarak 9.3.2009 tarihinde Mart 2009 ayı kirasını ...’ın banka hesabına yatırdığı görülmektedir. Kiralananın anahtarının usulüne uygun şekilde kiralayan davacıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı kiracıya aittir.
Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun kabulü gerekir.
Davalı kiracının anahtarın tevdi mahalline teslim edildiğine ilişkin bildirimi kiralayan olarak kabul ettiği ...’a 10.6.2009 tarihinde tebliğ edildiğine, kiralanan ancak bu tarihte davalı kiracının tasarrufundan çıktığına ve davacının kiralananın erken tahliye edilmesi nedeniyle bir istemi bulunmadığına göre mahkemece 10.6.2009 tarihine kadar olan kira paralarının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davacının kira alacağı talebinin de tümden ret edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/4349, K. 2011/6613, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama